27/5/2007 - 29 Mayıs İstanbul'un Fethi'nin 554. Yılı

FATİH SULTAN MEHMED

FATİH SULTAN MEHMED'İN İSTANBUL'A GİRİŞİ

FATİH'İN GEMİLERİ KAYDIRMASI
29 Mayıs Fatih Sultan Mehmed padişahımızın güzel İstanbul'u fethettiği gündür. Yaklaşık 1000 yıl hüküm süren Bizans İmparatorluğu'nu deviren ve aynı zamanda 900 yıl önce yaşamış olan peygamber efendimiz Hz. Muhammed(s.a.v.)'in övgüsüne mazhar olan Fatih Sultan Mehmed sadece 21 yaşında idi. Askeri ve idari yönetimdeki ilim ve becerisi, dine bağlılığı ve adli kişiliği ve de özellikle hocası Akşemseddin'e olan bağlılığı onu İstanbul'u fethetme başarısına taşıyan önemli etkenlerdir.
Çoğumuz İstanbul'un fethi dendiğinde sadece Fatih Sultan Mehmed'in kendi başına olan mükemmeliyetini düşünürüz. Fakat İstanbul'un fethinde büyük rolü olan diğer bir kişi Fatih Sultan Mehmed'in değerli hocası Akşemseddin'dir.
Akşemseddin hakkında yazılan kitaplardan biri yazar İbrahim Koç'un kitabıdır. Bu kitabın adını da İbrahim Koç: "İstanbul'un manevi Fatihi Akşemseddin" şeklinde belirlemiştir. Bu kitaptan Akşemseddin ve Fatih'le ilgili kısa bir alıntı yapmak istedim:
"Akşemseddin'siz Fatih, Fatih'siz de Akşemseddin düşünülemez. Nasıl ki ruhla ceset bir araya gelip insanın yaşamasına ve var olmasına vesile oluyorsa, aynı şekilde İstanbul'un fethinde Fatih Sultan Mehmed Han İstanbul'un fethinin maddi yönü, Akşemseddin de manevi yönü idi.
Böylece Osmanlı bir vücut gibi ayağa kalktı. Bizans İmparatorluğunun başına bir yumruk gibi indi. Hadis-i şerif'e mazhariyetini gösterdi. İslamiyet'i dünyaya duyurdu."
İşte bu yazıdan da anlayacağımız gibi İstanbul'un fethini düşünürken ve anlarken Akşemseddin'in varlığı göz ardı edilmemelidir. Fatih Sultan Mehmed'in İstanbul'un fethindeki manevi desteği ve kaynağı Akşemseddin'den gelmiştir. Fetih sırasında Fatih Sultan bir çok kez umutsuzluğa uğramış ve başarısızlık korkusuna kapılmıştır fakat Akşemseddin ona gereken desteği sağlamış ve sabır göstermesini söylemiştir. Bu sayede İstanbul'un fethi başarılı olmuştur.
İstanbul 554 yıldır bizim soyumuza aittir. Türk ve Müslüman elinde İstanbul umarız ki huzur içindedir. Ve sonsuza kadar da İstanbul, Türk Müslüman toprağı olarak kalacaktır. Tabi biz gereken önemi ve değeri gösterip onu korursak...
|